Kebapla Şarap Olur Mu Hiç?

Haziran ayında, Buzbağ Efsane Gurmelerini Arıyor yarışmasına katılmıştım. Ön elemeyi geçtikten sonra Köşebaşı Restaurant’ta mini şarap tadım eğitimi almış ve harika bir akşam yemeği yemiştik.  Bu akşam ile ilgili yazılarımız jüri tarafından değerlendirildi. Beğenilen yazılardan biri de sizinle aşağıda paylaşacağım yazım oldu. Ödül olarak 17-18 Eylül tarihlerinde gerçekleşen Elazığ bağbozumu gezisine eşimle birlikte katıldık. Gezi ile ilgili notlarımı önümüzdeki günlerde paylaşacağım :)

***

Kebap’la Şarap, Olur Mu Hiç?

 Şarap bilgim “beyaz etle beyaz şarap, kırmızı etle kırmızı şarap!” klasik şarap mottosundan öteye gitmezdi.  Buzbağ’nın “Efsane Gurmelerini Arıyor” etkinliğinin efsane akşamında biraz bilgimi artırma, biraz tabularımı yıkma şansı buldum.

Aslında şarap ile tanışıklığım, çocuklık yaşlarıma denk gelir. Yakut renkli şaraplar, keyifli sofralar ve sohbetler aklımda kalanlar.

Büyülenmiş gibi o renge bakardık kardeşimle. Uzun yalvarışlarımız nadiren olumlu sonuçlandığında, bir yudum tatmamıza izin verilirdi. Kadehler dudak değdiği an kırılacak gibi ince gibiydi. Annemin “Yeteeer!” azarlamasını duyana kadar, kocaman bir yudum alınır, yanaklarımın içi şarabın asidinden burulur, o yudum gittikçe kocaman olurdu ağzımda.

Dil uyuşmaya başlayınca, yavaş yavaş yutulur ve o keskinlik boğazımdan akar giderdi.  Sonuç, parlayan gözler çakır gözler ve al al olmuş bir surat!

Şarap, Bambaşka Bir Aşk

Şarap, çoğu yerde aşkla eş anlamlı sayılmasına şaşmamak gerek. Üzümün sona eren yaşamı, şarapta yeniden canlanıyor adeta. Şişede yaşamını devam ettiren şarap, uygun şartlar altında olgunlaşıyor, gelişiyor. Ölümü sayılan sirke haline geç ulaşması için yaşamı devam ettirilmeye, uzatılmasın çalışılıyor. Ta ki o keyif anı gelene kadar. Hiçbir içkinin daha böyle özen görmediğine eminim.

Herşey o keyif anı için! Yemek ve şarap uyumu ise o keyif anını şahlandıran en önemli öge.

Başta da belirtiğim şarap mottosunun yanı sıra “Aynı bölgenin yemekleri ve şarapları birbiri için yaratılmıştır” söylemini öğrendim bu efsane gecede. Oldukça mantıklı.

Şarap ve Kebap!

Anadolu mutfağı ile Anadolu şaraplarının birbiri ile nasıl güzel bir uyum yakalayabileceğini  ve gecenin tadım notlarımı paylaşmak istiyorum;

Tadıma keyifli başlamama sebep Buzbağ Beyaz oldu. Limon aromasına karşı ciddi bir zafiyetim olduğu için, o hafif limon çiçeği kokusu beni içine çekti. Parlak rengi ve tadıyla gecede hayran kaldığım şaraplardan birincisi oldu (diğeri tabii ki de, Buzbağ Rezerv).

Biraz tulum peyniri ve balon pide ile Buzbağ Beyaz’ı denedim. Tulum peyniri donuk bir tat bıraktığı için, Buzbağ Klasik ile devam ettim. Özellikle yağlı süt ürünlerini beyaz şaraba yakıştıramadığım ve donuk bir tat aldığımı söylemem lazım.

Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinden yapılan Buzbağ Klasik’in Gavurdağı, Toros ve Çiğ köfte ile uyumu mükemmel. Nar ekşisi, limon ve bol acının etkisini dengeleyerek lezzeti şahlandırıyor. Dengeli asiditesi ve rahat bir içimi var.

 

Favorim, daha önce yanyana düşünemeyeceğim Buzbağ Klasik ve çiğ köfte oldu. Bir çiğköfte tiryakisi olarak, lezzetin bu kadar artabileceğini düşenemezdim. Bence Buzbağ Klasik tam bir meze şarabı. (Rakı ile aram çok fazla yok. O yüzden dostlarla rakı sofralarında, tercihim bundan sonra Buzbağ Klasik olacak.)

Buzbağ Elazığ Öküzgözü ile tavsiye edilen ara sıcaklardan Patlıcan söğürme, İçli köfte ve Fındık lahmacun ile uyumlu olduğunu söyleyebilirim. Öküzgözü’nün meyvemsi aroması ağır bastığı için tat olarak Humus ve Çöp Şişi Buzbağ Klasik’e daha çok yakıştırdığımı söylemeliyim. Minik peynirli pidenin ise Buzbağ Beyaz ile daha dengeli olduğunu düşünüyorum.

Buzbağ Diyabakır Boğazkere rengi, Öküzgözü’ne nazaran daha donuk renkli. İlk izlenimde daha baskın ve sert bir ifade veriyor. Biraz Anadolu insanını andırıyor; güçlü, renkli, ketum…

Baharatlı yemekler ve kebapların yanında vazgeçilmez olabilir. Tarsusi Kebap ile harika bir uyum sağladı. Daha önce kebap ve şarap ikilisini yanyana pek düşünemeyen, ben bu ikiliye bayıldım.  Baharat aroması yüzden Buzbağ Diyarbakır Boğazkere’yi kebap şarabı olarak da adlandırabilirim aslında. Pideli Şaşlık’ın Boğazkere’ye nazaran, Öküzgözü ile daha fazla uyumlu olduğunu söyleyebilirim.

Gecenin ödüllü şarabı ise Buzbağ Rezerv oldu. Rezerv, bir nevi maskülen ve baharatlı Boğazkere’nin, meyvemsi ve feminen Öküzgözü’nün aşk çoçuğu. Dengeli, klas ve kendine özgü…

İki yıl meşe fıçılarda dinlendilip sunulan Rezerv, bence tam birikimlik şarap. Yıllandıkça lezettinin daha da artacağını tahmin edebiliyorum.

Menüde Terbiyeli Şiş, Pirzola Kaburga ve Patlıcanlı Kebap’a yakıştılmıştı. Rezerv’i tattıktan sonra, menüye bağlı kalıp özellikle Terbiyeli Şiş’le olan uyumuna hayran kaldım.

Gecenin tatlıları Künefe, Dondurmalı İrmik Helvası ve Kabak Tatlısı’ydı. İrmik helvası’nı Buzbağ Beyaz ile deneyip, güzel bir uyum yakaladığımı düşünüyorum. Bunu biraz çekinerek yaptım aslında, ama güzel  en azından denenebilecek bir tadım olabilir bence. Şerbetli Türk tatlıları, Buzbağ Beyaz ile denenmek üzere  yapılacaklar listeme eklendi.

Kebap’la Şarap, olur mu hiç?

Başlıktaki soruya cevabım “Kesinlikle evet!”..

***

Kayra Wine Center Eğitim Müdürü Cüneyt Uygur’a ve Zarakol ekibine bu güzel, eğitici ve keyifli gece için çok teşekkür ederim.

Seviye Kaloğlu
10.07.2011

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir