Alkol ve Sürat

Delikanlı“…
Erginlikle evlilik dönemleri arasında biz de böyle derler gençlere. Kız, erkek farketmez. Delikanlıdır onlar. Öyle deli akar ki kanları, damarlarında zor durur. Onlar da yerinde duramaz.
Gözleri kara, tüm Dünya dize gelir sanırlar.

Aileden çok, arkadaşlar öne çıkar. Hele bir de sevgili varsa, bundan alâsı yoktur. Hayat eğlenmek, onlarla zaman geçirmektir. Öyle ya, şimdi değil de ne zaman eğlenecekler?

Eğlence, bazen sabahlara kadar muhabbet… Bazen sinema, bazen bir barda tokuşturulan kadehler… Kimi zaman nereye gittiğini bilmeden son sürat, son ses müzikle kendini yollara vurmak… Gönlünce eğlenebilmek…

Keşke herşey düşlerdeki gibi toz pembe olabilse… Eğlenmek… Kimi zaman o kadar büyük bir sorumluluk getir ki, bir ömür vicdan azabı, bir ömür özlem peşini bırakmaz.

Çok mu farazî oldu anlattıklarım? Biraz daha açayım o zaman.

Bir genç kız düşünün, 20 yaşında. Umutla hayaller kurmuş geleceğe dair. Annesinin göz bebeği.

Başka bir kız, 23 yaşında. Sevgilisi var, belki evlenme hayalleri kuruyor. Ya da güzel bir kariyer. Düşleri var, hayalleri…

Bir genç… Güzel araba kullanıyor.  Hız yapmayı da seviyor. Hem sevgilisi de yanında, arkaşları da. Alkol cesaret vermiş. Durmak olmaz tabii. Bastıkça basıyor gaza…Müzik çalıyor, kanları daha deli akıyor…

Bir an herşey karıyor…

Annesinin göz bebeği kız, önce o veda ediyor hayata. Gelinlik değil, kefen giymesi nasip olmuş…

Diğer kız yaralı, hissetmiyor bacaklarını… Hayat yolunda koşmak istiyor, ama bir tekerlek sandalyesine bağlı yaşamak zorunda kalıyor…

Arabayı kullanan genç, direniyor önce… Direnci yetmiyor, yenik düşüyor…

Üç aile perişan…
Onlarca insan üzüntüden kahrolmuş durumda…

Başka bir hikaye daha anlatayım.

Genç bir adam. Henüz 27 yaşında. Evli ve biri 3, biri 1 yaşında iki çocuk babası. Tekstil atölyesinde çalışıyor, tek erkek eleman. Çalışkanlığıyla hem patronlarının, hem atölyede çalışan kadınların göz bebeği. Görenler bir daha bakıyor. Kendine ufak bir kafe açmak için hazırlık yapıyor. Bir araba alıyor kendine, ikinci el olsa da araba son model. Hani tank gibi derler ya, öyle işte.

Bir gece…

Eğimi ile kazalara hep tanık olan bir yolda tank gibi o araba mezar oluyor gence. Vücudu darmadağın..

Sevinç ya da üzüntü… Alkole herşey meze olur ya. Kim bilir hangi nedenle o gece içmiş…

İki çocuk babasız kalıyor. Büyük ihtimalle hiç hatırlamayacaklar babalarını.

Genç bir kadın, dul kalıyor. İki küçük çocuğuyla hayatta yalnız.

İlk hikayedeki olay bir hafta önce İzmir’de yaşandı. Canım arkadaşım Deniz’in kuzeni  hayatını kaybetti.

İkinci olaydaki genç ise iki ay önce Bulgaristan’da hayatını kaybetti. O da benim kuzenim.

Trafik canavarı denen yaratık bizim içimizde aslında. Kimi zaman alkolle, kimi zaman süratle ortaya çıkıyor. Bir anlık sorumsuzluk onlarca kişinin canına mal oluyor…

Alkollü araç kullandığınızda, sürat yaptığınızda ya da herhangi bir trafik kuralını ihlal ettiğinizde şunu unutmayın. Belki size bir şey olmaz. Biz Türkler öyle kandırırız ya kendimizi. Ama yanındaki arkadaşın, sevgilin sakat kalabilir,  hayatını kaybedebilir. Belki de karşıdan gelen ve kurallara uyan bir kişi, bir aile sizin yüzünüzden büyük acılar yaşayabilir. Bunu aklınızda tutun. Yaşayacağın vicdan azabını bir canlandırın gözünüzde.  Ya da ailenize, çevrenize yaşatacağınız acıları…

Alkol ve Sürat” üzerine 2 düşünce

  1. mL

    Hergün haberleri izlerken ya da okurken alkol,sürat nedeniyle bir çok kişiyi kaybettiğimizi görüyoruz ve son zamanlarda özellikle üniversiteli gençlerimizi çok kaybettik,üzücü..Ama trafikte en ufak bir dikkatsizlik bir anda hayatları karartabiliyor,kazalar anlık oluyorken alkollü araç kullanmak ve sürat yapmak çok fazla risk demek,ölüme davetiye demek..Bu konuda herkes duyarlı olmalı..Risk almak yerine,güvenli adım atalım..Bu arada başın sağolsun..

  2. sevie Yazar

    mL,
    belki iki kişi bilinçlenir bu konuda, duyarlılığın ve baş sağlığı dileklerin için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir