Bayram Güncesi

Creative Commons License photo : Myrone

Bulk Barn Photo Day Yağmur, mevsim geçişi, Bayram temizliği, tembellik derken yazma fırsatım olmadı. O yüzden geçmiş Bayramınız mübarek olsun gecikmeli de olsa. Allah, nice güzel bayramlar görmeyi nasip etsin.

Eşim, yıllık izin yerine tümleşik Bayram tatili yapması nedeniyle ben de biraz tatil moduna büründüm. Bizim için tatil tek bir ifade ile “evde tembellik” yapmaktır. Bu da biraz dizi, sabaha kadar oturmak ve öğlene kadar uyumak ile eşderdir.

Bayramın ilk günü eşimin ailesi ile kabristan ziyareti için Topkapı’da buluştuk. Uzun zamandır giymeye niyetlendiğim stilettolarımı, son dakikada giymekten caydım. İyi ki de vazgeçmişim, çünkü eşimin ananesi ve dedesinin kabri biraz iç taraflarda kalıyor. Bu da oraya ulaşmak için bir cambaz çevikliği ile kabirlerine kenarına basarak geçmeyi gerektiriyor.(Allah tüm vefaat edenlere gani gani rahmet eylesin.) Stilettolarım ile ben süper bir görüntü oluştururdum muhakkak.

Eşimin ailesinde yemek yedikten sonra, Nuray annem ve eşimin küçük kardeşi Cengizhan ile annemlere geçtik. Annem ve kardeşimi de alarak yeni açılan Airport Alışveriş Merkezini bir turladık. Açıkçası diğer AVM’lerden pek de bir farkı yok.

Londra Camping’teki go kart pistine gittik. Daha önce kardeşimle feci şekide çarpışmalar geçirdiğimiz bu pist alanının girişinde yasaklı olarak fotoğraflarımızı bulmayı düşünüyorduk. Her ihtimale karşı biz binmedik, eşim ve Cengo bindiler. Normalde 8 dakikası 15 YTL iken, büyük ihtimalle bayram nedeniyle 5 dakikası 15 YTL olarak zamlamışlar. Sanırım bu piste veda etme vakti geldi. Direksiyon başındaki ben olmadığım için bi hayli keyfini sürdüm.

Annelerimiz ve kardeşlerimizle vedalaştıktan sonra home sweet home Beylikdüzü’müze doğru yola koyulduk. Bayramlaşmak üzere Rahime ablalara gittik. Orada çene yapa yapa saati 1 buçuk yaptık.

Vodafone Ramazan kampanyasından kazandığımız bedava konuşma dakikalarını yüklemiş. Bana 32 dk. eşime ise 250 dk. Bir o kadar da çevremizdekilere geldi. Şebeke içi kullanılabilir oldukları için artık en kötü ihtimalle birbirimizi ararız. :p

Bayramın ikinci günü Beşiktaş’a gitmeye karar verdik. Daha hızlı ve rahar olur diye araba çağırdık ve yola çıktık. E5 ve TEM üzerinde trafik sıkışlığı olduğu konusundaki spekülasyonlara inanarak Yeşilköy’den sahil yoluna çıktık. Çıktık çıkmasına da sanırım bizimle aynı şeyi düşünebilmiş yüzlerce kişi ile karşılaştık. İnsanlar bayram ve havanın güzelliğini fırsat bulup sahillere doluşmuşlar. Her taraf kalabalık. Uzun zamandır sahil yoluna girmiyordum. Güzel oldu, İstanbul’a turist gibi gelmiş gibi.

Sahil trafiğinde bir saat kadar takıldıktan, sonra Sultanahmet güzergahını kullanarak sıvışmayı denedik. Denedik denemesine de İstanbul ile ilgili unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var: “Yılbaşında Taksim’e, Bayram’da Sultanahmet’e gidilmez”. Gitmemek kalabalık fobisi olan ruhları sağlığı için daha uygundur.

Sultanahmet, Eminönü derken trafikten kurtulduk ve Beşiktaş’a vardık. Bayramlaşma faslı sonrası eşim, teyzemin oğlu ve eniştemiz her buluşmalarının klasiği olan PES turnuvalarına başladılar.

Bayramın 3.günü teyzemden çıkıp Taksim’e geçtik. Bayram günü Taksim de baya kalabalık oluyormuş. Her zaman yaptığımız gibi Ritüel Cafe’ye gittik. Ne yazık ki abisinin vefaatı nedeniyle Türkan ablamız yoktu. Onun yerine işe yeni başlayan Bedriye abla bizimle ilgilendi ve kahve falımıza baktı. Pozitif bir enerjisi vardı. Bir senelik süreyi kapsayan bir kaç şey söyledi, ama niyet işte bir yere not alıyım, gelecek sene çıkarsa yazarım :)

Evimize döndük. Harika bir akşam yemeği sonrası(ki ben yaptım :D) Farscape Peacekeeper  Wars filmini seyrettik.

Bir bayram da böyle geçti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir