Kategori arşivi: Günce

Beklentiler

Çok sevdiğim ve kendi kendime sıklıkla tekrar ettiğim bir söz var;
“People’s expectations are not my obligations.” yani diğer insanların beklentileri, benim yükümlülüklerim değil. (Pek havalı bir çeviri olmadı ama idare edin.)
Birkaç gece önce bir aydınlanma yaşadım.
Benim beklentilerimin de, başkalarının yükümlülükleri olmadığını fark ettim.

Ne kadar da basit değil mi?

Uyku kaçtı. Düşündüm durdum…
Neden bir şeyler beklediğimi, üstelikte o beklentinin neden çok yükseklerde olduğunu sordum kendime.
Yüksek beklentiler ve düşük dönüşler…
Sonuç, devasa bir hayal kırıklığı.
O hayal kırıklığı içine gömülüp, kıpırdayamayan bir ben.
Kıpırdamak için çırpındıkça, daha çok batan ve kendini kendini yaralayan bir ben…
Ne kadar da beyhudeymiş…

Halbuki ne güzel demiş Shakespeare:
“Beklenti, gönül yaralarının yegane sebebidir.”

Her şey kendi zamanında güzel, bunun zamanı şimdiymiş…

2017 için kendime notlar

Kafamda dönüp duran yapılacak notları çok aslında, mimlediğim birkaç tanesi yazayım istedim.
Uçarı olmayan , uğraştırıcı ve uzun vadeye yayılan notlar aslında. Tamamıyla kişisel :)

  •  Aktif olarak araba kullanmaya başlamak: En çok önemsediğim madde bu. Bir yerden başlamam gerekiyor.
  • Haftalık 20 TL biriktirmek: Haftalık harçlığımı alır almaz bu parayı kenara ayırmaya karar verdim.
  • Her piyango çekilişinde çeyrek bilet almak: En eğlenceli bulduğum hedefim bu aslında. Bu sene daha kararlı olmayı düşünüyorum.
  • Rusça üzerinde çalışmak: İlkokuldan kalan bilgilerimin tozunu alıp, konuşma pratiğine yönelmeyi düşünüyorum.
  • İspanyolca öğrenmeye başlamak: Aslında yeni dil için ilk düşüncem İtalyanca’ydı. Ancak yapısı itibarıyle İspanyolca bana son zamanlarda daha çekici geliyor.
  • Farklı konular, farklı dillerde kitaplar : 2016’da 126 kitap okumuşum. Bunlardan 22’si Türkçe, kalanı İngilizce. Sabit tercih ettiğim türler dışına çıkmayı hedefliyorum
  • Konfor alanımın dışında gezintiler: Bazı alışkanlıkların dışına çıkmak.

… ve her yeni yılın başında da dediğim gibi:

via GIPHY

İyi ki Doğdun Zeynep Sezgi

 

Kızım, yavrum…
2 yıl önce bugün…

Hayatımın unutulmaz anlarından biriydi, seni kucağıma alışım. O anki şaşkınlığımı ve mutluluğumu, seni ilk gördüğüm o anı hiçbir şeye değişmem.

İyi ki doğdun, iyi ki varsın…

Neşe eksik olmasın yüzünden, sesinden, hayatından.
Kendi kararlarını verdiğin, özgürlüğün ve mutluluğun tadını çıkartabildiğin uzun, güzel bir ömrün olsun…

Seni çok seviyorum…
Nice güzel ve huzurlu yılların olsun.

Hamilelikte Folik Asit Kullanımı

Hamilelikten en az 3 ay önce Folik Asit kullanmaya başlamam aile hekimimin tavsiyesiydi.

B9 olarak da bilinen bu vitamin yeşil yapraklı sebzelerde, mercimekte, ıspanakta, cevizde, fındıkta, fıstıkta, karaciğerde, yumurta sarısında, kuru fasülyede, baklagillerde, ayçekirdeğinde bulunuyor. Araştırmalar, gebeliğin ilk aylarıdan kullanılan folik asitin bebekte bazı merkezi sistem anormalliklerini azalttığını söylüyor.

Görüştüğüm doktorların hepsi gebeliğin ilk 3 ayı bitene kadar folik asit kullanmamı istediler. Toplamda 6 ay folik asit kullanmış oldum.

sevie: önemli hatırlatma; aman ha, bilinçsiz ve doktor tavsiyesi olmadan vitamin ya da herhangi bir ilaç kullanmayın!

Toksoplazma ve Rubella da ne ola?

Tarih: 24.04.2014
Doktorumuzun istediği testlerden iki tanesi Toksoplazma ve Rubella idi.
Bu testler sağlık ocağında yapılmıyor.
İyi de nedir bu testler?
Hastanede test için beklerken hızlıca bir iki yazı okuyorum:
Toksoplazma için alıntı yapıyorum
Toksoplazma enfeksiyonu, Toxoplasma Gondii adı verilen parazitin vücuda girmesiyle oluşan bir hastalıktır. Paraziti taşıyan evcil kedilerin dışkılarında bulunan parazit de insana bulaşma yollarından birini oluşturur.
Rubella için alıntı yapıyorum:
Kızamıkçık (Rubella, German measles) ateş ve döküntüler ile seyreden bir virüs enfeksiyonudur.
Rubella için emin değilim, ama toksoplazmaya bağışıklığımın olduğunu düşünüyorum. 7 senedir kediler ile diz dize, göz göze yaşıyoruz sonuçta. Çocukluğum köyde geçmiş, toprakla uğraşmışım.
Ertesi gün sonuçların alınca şaşırıp kalıyorum. Toksoplazmaya bağışıklığım yokmuş.
Peki ne yapacağım? 
Doktorum ve aile hekimimden daha sonra aldığım tavsiyeler.
  • Çiğ ve iyi pişmemiş et yemek yok
  • Sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri tüketmek yok
  • Toprakla uğraşma
  • Sebzeleri ve meyveleri sirkeli suda beklet ve iyi yıka
  • Kedi kumunu senden başka biri temizlesin.
İstenilen testleri tamamlayıp, kontrol için tekrar doktordan randevu alıyorum..

Hamilelikte Sağlık Ocağında Yapılan Testler

Tarih: 22.04.2014

İlk kontrolde, doktorumuz tahlillerin bir kısmını sağlık ocağında yaptırabileceğimi söylemişti.
Elimde liste aile hekiminin yolunu tutuyorum. Aile hekimimi seviyorum :) Daha önce de 2-3 kez muayene oldum ve tavsiyesiyle bazı kötü alışkanlıklarımdan kurtuldum.

Kayıtlar için bir sürü sorduktan sonra aile hekimim aşağıdaki tavsiyeleri veriyor:

-Çok fazla kilo alma; 10-12 kilo ile bitirmeye bak. Sonra çok zorlanırsın.
-Tansiyonuna dikkate et; yüksek tansiyon riskli.
-Düşme
-Havuza girme; denize girebilirsin.
-Karbonhidratlı şeyleri çok fazla yeme. Protein, sebze ve meyve ağırlıklı beslen.
-Sebzeleri ve meyveleri sirkeli suda beklet ve iyiyce yıka
-Bol su iç
-Bol bol yürü
Unutma bu bir hastalık değil, bir süreç. Dikkat etmen gerekenlere dikkat et ve hayatını kısıtlama.

Tahlil için kan alındıktan sonra, sağlık ocağında gebelik takibini yapan hemşire ile tanışıyorum.
Oldukça ilgili, o da bir sürü soru soruyor ve ultrasonda bebeğin kalp atışlarını duyunca bilgi vermem için cep numarasını veriyor. Açıkçası sağlık ocağında bu kadar ilgi gördüğüm için şaşırıyorum :)

Ertesi gün çıkan tahlil sonuçlarında Beta HCG yükselmeye devam ediyor.
Demir biraz düşük çıkıyor. Sonuçlar iyi. Folik asite devam.

İki günce sonra listeden eksik kalan ve sağlık ocağında yapılmayan 2 tahlil için özel hastanenin yolunu tutuyorum. İyi de, bu Rubella ve Toksoplazma da ne ola?

Doktor Kontrolü ve Hamilelikte İlk Testler

Tarih: 19.04.2014

test

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kan testi sonucunda hamile olduğumu öğrenip, hemen doktorumdan randevu alıyorum.

Doktorumuz o gün tekrar Beta HCG testi istiyor ve kesin bir şey için sonucun bir öncekinden yüksek olması gerekir diyor.  Hormon miktarının artmış olması durumunda, 3 gün sonra yeni bir Beta HCG ve fotoğraftaki tahlilleri istiyor. Testi yaptırıyor ve hastaneden çıkıyoruz. Sonucu o gün telefonla öğrenebileceğimizi söylüyorlar.

Eşimi, işine uğurlayıp, biraz mağaza dolaşıyor ve doktoru aramaya başlıyorum. Telefon meşgul veya sürekli asistanı çıkıyor. Sonunda dayanamıyor telefona çıkan asistana tahlil sonucuna bakıp bakamayacağını soruyorum. Sistemi açıp bana, “16” diyor kız. Telefonda donup kalıyorum, “emin misiniz?” diyorum, “evet” diyor ve telefonu kapatıyor.

Söylediği sonuç gebeliğin sonlanmış olması anlamına geliyor, başımdan kaynar sular dökülüyor. Yolun ortasında donup kalıyorum.”Buraya kadarmış” diyorum ve hayal kırıklığımı içimde bastırmaya çalışıyorum. Koşa koşa eve gidip, derin bir uykuya dalıyorum.

Uyandığımda, eşim geliyor ve ben olanları anlatıyorum. Tekrar doktoru arıyoruz, ancak ulaşamıyoruz. Aklıma hastanenin websitesi geliyor ve laboratuar bölümünde sonucuma ulaşıyorum. Sonucun 16 falan değil, doktorun beklediği aralıkta olduğunu görüyorum.

Saatler süren hayal kırıklığım da bana, iyi bir ders oluyor.

şah & mat

bayılırım ki ben
imalı gülümsemelere..
bi sır keşfetmiş gibi,
ve örtünün altındakini
görmenin hazzı
yansır gözlerinde..

gülümsemene karşılık,
dökülür bir kahkaha..
uçurumun kenarından
atlamış gibi
tehlikeli, bilinçli..

bildiğini zannetmen ve
aslında hiç..
belki de çok azını
bildiğini bilmek,
gülümsetir beni..

Beta HCG de Ne Ola?

beta hcg

Tarih:  16.04.2014

“Yaa, ikinci bir çizgi var gibi..” derken, maceramız başladı.
O zaman öğrendik Beta HCG’nin ne olduğunu.

Sperm ve yumurta hücresinin birleşmesinden sonra embriyo Beta-HCG hormonu salgılamaya başlar. Bu test gebe olmayan bir kadında 0-5mlU/ml seviyelerinde olurken gebelikte bu seviye giderek yükselir. Bu test ile çok küçük bir gebelik bile tespit edilebilir

Sonuç: Pozitif 

Eee, macera başlasın o zaman :) Sırada doktor kontrolümüz var..

 

 

“Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.”

Uzun bir aradan sonra tekrar “Merhaba“.

Yazmak keyif vermemeye başlamıştı. Ne sosyal medya, ne bloglar . Hızlı çöken yazma soğukluğuna karşı okumaya sardım. Hatta ciddi ciddi bağımlılık oldu bile. Son bir buçuk senenin özeti bu, benim için.

Girizgâhı uzatmadan;

“Dünle beraber gitti, cancağızım,
ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.”