Kategori arşivi: Yemek Maceraları

Çiğ Köfte Macerası

(Dikkat: Bol fotoğraflı bir yazı. Mini kampanya detayları yazının sonunda!)

Bilen bilir, çiğ köfte hastasıyımdır. Bazen gecenin bi yarısı ya da ikindi vakti ağır krize girerim. Evde çiğköfte yapan birileri olmayınca, hep dışarıdan almak zorundaydık. Bu tiryakiliğimi duyan Cesa, denemem için hazır çiğ köfte setlerinden gönderdi. “Evde yaparık ki biz bunu” deyip ailece bir çiğ köfte macerasına giriştik.

Beyim“Çiğ köfte yoğurmak erkek işidir… Sen karışma! ” deyince , “canıma minnet :)” deyip keyfime baktım ve çiğ köfte maceramızı fotoğrafladım.

Bu arada TDK “çiğ köfte” şeklindeki yazımı doğru kabul etmiş. Kaza ile “çiğköfte” yazmışsam, görmezden geliniz.

Evet, efendim çiğ köfte maceramıza buyurunuz…

Okumaya devam et

Oladi Ne Ola? [Kefirli Pankek]

Tesadüfen denk geldiğim Taste Russian blogunda, önce fotoğraflarına vuruldum Oladi’nin. Kendisi Rus’ların kefirle yapılan meşhur pankeki imiş. Malzemelerine bakınca “Eee, yapılır ki bu!” dedim. Dedim demesine de, öncesinde kefirle pek tanışıklığım yoktu. Markette bakışmışlığımız bile yok. Kulaktan dolma pek faydalı bir içecek olduğunu biliyordum, azıcık araştırdım gerçekten çok faydası varmış. “Hangi marka alsam?” diye düşünürken Twitter’daki dostlar yetişti; “Altınkılıç ya da Eker” dediler. Markette Altınkılıç Light kefir buldum. Oladi yapmaya fırsat bulana kadar, bi 10 gün bekledi dolapta :)

“Tarifi bekletmeyeyim bari” deyip, yapar yapmaz yazısını yazayım dedim. Mümkün olduğunca sadık kaldığım Taste Russian’daki tarifi aynen paylaşıyorum.

Okumaya devam et

Lezzetin Merkezi Hammur

Normalde önceki güncemde yer alması gerekiyordu Hammur, amma velakin unutkan blogerınız günceye kendisini dahil etmeyi unutmuş. Sonrasında Hammur‘un sosyal medya temsilcisi Onur Atahan tarafından, görüldüğü her yerde iğnelenmiştir.

Hammur’da iftar aktivitesi konuşulmaya başlandığında, gitmek aklımızın ucundan bile geçmiyordu. Zira Hammur Göztepe’de ve Beylikdüzü’nden oraya gitmek demek 2-3 saat İstanbul toplu taşıma araçları ile geçirmek demek :)

İftar aktivitemiz 17 Eylül’de yapılmıştı. Ucu ucuna iftar saatine yetişmeyi başardık. Gördüklerim, duyduklarım bana kalsın. Ben yediklerimi anlatayım, menüde:

  • Düğün Çorbası (normalde pek sevmediğim bir çorba olmasına rağmen, afiyetle hüplettim ),
  • Kağıtta pastırma (mini mini hediye pakedi şeklinde ve oldukça lezzetli),
  • Peynirli börek (hafif ve lezzetli bir hamurdan yapılmış, ailece favorilerimizden biri)
  • İçli köfte (kızartılmış olmasına rağmen hafifti)
  • Mantı (acılı olarak nitelendiren mantıların acısı direkt hamurun içinde)
  • Güllaç (Ramazan ayı boyunca yediğim en iyi güllaç, ve en güzeli içinde gül suyu vardı)
  • Tel kadayıflı muhallebi (Yukarıdakileri yediğim için ancak bir çatal alabildim, ama tadı mükemmeldi)

İftar sonunda göbeği tutan ve mutlu mutlu etrafı seyreden bir grup kişiydik :)

Elimiz göbeğimizde dururken, bayram sonrasına çay partisi organize etmeye karar verdik. Çay saatinin yıldızı acıbadem ve un kurabiyesi olacak diye konuşmuştuk. Derken 27 Eylül, çay saati diye düşündüğümüz organizasyonu kahvaltı, öğle yemeği ve çay saati olarak gerçekleştirdik.

Çay saatinde menüde olanlar;

  • Simit
  • Çeşit çeşit poğaçalar
  • Pizza
  • Peynirli börek
  • Reçeller
  • Kısır
  • Patates Salatası
  • Acıbadem kurabiyesi (en iyisi :)
  • Un kurabiyesi (aslında kavalaymış sonradan öğrendim)
  • Değişik tatlı ve tuzlu kurabiyeler
  • Mantı
  • Cheesecake (arkadaşımız süpriz olarak getirdi, mükemmeldi.)

Daha aklıma gelmeyenler olabilir, zira gözüm doymamış midem patlamak üzereydi. Hammur ailesine misafirperverliği için teşekkürler. Anadolu yakasını sevdireceksiniz bana :)

Yediklerimizin bir kısmı elbette bize özel hazırlanmıştı. Yolunuz düşerse özellikle Hammur’un mantısını denemenizi tavsiye ederim. Hammur’da bulabileceğiniz ürünlere buradan bakabilirsiniz.

Hammur
Merdivenköy Ressam Salih Ermez Cad.
Gözcübaba Apt. No:42/2
Göztepe-İstanbul

*Yazarınız bu yazıyı bir tabak acılı-sarımsaklı mantı karşılığında yazmış ve henüz ödemesini almamıştır.


Saçaklı Sosis

Bildiğiniz üzere Fikri Mühim‘den denemem için Selva makarna pakedi gelmişti. Friend Feed üzerinde bu değişik sunumu görünce, biraz da eşimin yoğun talebi üzerine dün akşam kolları sıvadım ve “Saçaklı Sosis” adını verdiğim bu lezzetli makarnayı pişirdim. Eğer çocuklarınız varsa bu makarnayı pişirmek beraber yapabileceğiniz güzel bir etkinlik de olabilir. Öğrenci iseniz, sosisli makarnayı bir de böyle deneyin derim.

İsmi neden “Saçaklı Sosis” ? Ya aklıma bir yerden takıldı, ya da bu makarnaya yakışan en iyi isim bu :)

Verdiğim ölçü 2-3 kişilik, kendinize göre düzenleme yapabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 250 gr. Minik Sosis
  • Yarım paket Çubuk Makarna
  • Makarnayı haşlamak için su,tuz

Yapılışı:

  • Sosilerin kenarlarındaki parçaları kesip, ikiye bölüyoruz.
  • Çubuk makarnayı dikkatlice sosise batırıyoruz. Merak etmeyin kolay kolay kırılmaz. Bir sosise 8-10 tane çubuk makarna geçirip, sosisler bitene kadar devam ediyoruz.
  • Kaynayan suyun içerisine 1 tatlı kaşığı tuz atıp, sosisli makarnaları dikkatlice diziyoruz.
  • Makarnalar piştikten sonra, süzüp istediğimiz sosla servis yapıyoruz.

Ben özel sosum ve kekik ile servis ettim. Sosis ve makarnaya peyniri çok yakıştırıyorum. Peynirli olarak da deneyebilirsiniz. Eğer kuru fesleğen kullanıyorsanız, mutlaka ilave edin harika bir tat katacaktır. Pek sevgili öğrenciler, ketçap ve mayonez ile de harika oluyor :)

Menemenli Makarna denemesi de çok yakında. Yorum yazan bir kişiye de süprizim olabilir.

Tencere Böreği

Tarifi Yemek Name dergisinin Mayıs sayısında görmüştüm. Çok merak ettiğim bir tarifti. Sonuç güzel olunca, bizim evin vazgeçilmezlerinden bir oldu. Genellikle peynirli yapmayı tercih ediyorum, geçen gün (fotoğrafta tarih yazıyor yahuu) kayınvalidem ile birlikte “acaba ıspanaklı olur mu” diye bir deneyelim dedik. Ispanaklı, peynirli yaptık.

Evet, evet biliyorum. Asıl ismi “tava böreği”. Ben karnıyarık tenceresinde pişirdiğim için, “tencere böreği” oluyor ismi :) Asıl tarifteki bir kaç şeyi kendime göre değiştirdim :) Yapmazsam “Tencere Böreği” tarifi diye sahiplenemezdim. Yan menüdeki bannerdan Yemek Name Mayıs sayısına ve tabii ki diğer ayların dergilerine de ulaşabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 yufka
  • 2 yumurta
  • 1,5 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • tuz (1,5 tatlı kaşığı kadar kullanılan iç malzemenin tuz oranına, tansiyonunuz olup olmamasına göre değişir.)
  • 2 çimdik toz kırmızı biber (isteğe bağlı, bence hoş oluyor ilave etmek)

İç kısım için,  evde ne varsa. Aklıma gelen seçenekler, istediğinizi seçin veya siz bir şeyler uydurun (:

  1. 100 gr.peynir veya lor.
  2. 1 bağ ıspanak temizlenip, 1 adet soğan ile yağda kavrulur. Bahartları ilave edilir.
  3. Yarım kangal sucuk ve rendelenmiş kaşar.
  4. Haşlanmış orta boy iki patates, yağda biraz kavrulur. Baharatları ilave edilir.

Yapılışı:

  • Normalde daha çabuk pişmesi için tava börekleri ince olur. Böreği, yalancı su böreği kıvamına getirmek istediğim için biraz daha kalın yapıyorum.
  • Yumurtaları bir çimdik tuz ilave edip, güzelce çırpıyoruz. İçine sütü,yoğurdu, sıvıyağı ve tuzu ilave ediyoruz. Çırpaya devam ediyoruz. Sos, yoğurt pütürü görünmeyecek hale gelene kadar çırpıyoruz.
  • Kase margarinden biraz alıp, karnıyarık tenceresinin dibini ve kenarlarını yazıyoruz. Gerçi Emine Beder, “tepsi kenarlarını yağlamayın” demiş. Börek kabarmazmış. Kayınvalidemin yalancısıyım :) Yağlamadan yapmadım henüz.
  • Bir tane yufkayı kenarları dışarıda kalacak şekilde güzelce teflon karnıyarık tenceresinin dibine yerleştiriyoruz. (Bu arada geçen bir yufka almıştım. Yufka bir acaipti. Elime aldığımda “cart diye” yırtıldı. Öyle bakakaldım elimdeki yarım yufka ile, yere düşen yarım yufkaya :)
  • Sostan 4-5 kaşık alıp yufkanın üzerine gezdiriyoruz. Kalan yufkaları ikiye bölüyoruz. Yarım yufka+ sos, yarım yufka+sos diyerek tencere börek inşatımızın ortasına geliyoruz.
  • Allah, ne verdiyse iç harcımızı koyuyoruz. Üzerine sos gezdiriyoruz.
  • Kalan 2 yarım yufkayı da yarım yufka+ sos şeklinde böreğe koyuyoruz. Son katı çıkarken sostan 4-5 kaşık ayırmayı unutmayın.
  • Tencerenin kenarından sarkıttığımız yufkayı de bir güzel üste kapatıyor ve sos sürüyoruz.
  • Tenceremizi ocağa alıyoruz. Ocağınızın yanma durumuna göre en büyük gözde, orta harlı ateşte pişirmeye başlıyoruz. Ocak çok harlı olunca, ortası çiğ kalır ona göre ayağınızı denk alın :)
  • Spatula yardığımı ile alt tarafın kızarıp kızarmadığını kontrol ediyoruz. Kızardığına ve piştiğine %100 emin olduktan sonra üstüne büyük bir servis tabağı kapatıp böreği ters çeviriyoruz. Hoop diye tencereye geri gönderiyoruz.
  • 5 dakika sonra tencerenin kapağını kapatıyoruz. Börek daha yumuşak oluyor böylece. Diğer tarafın da piştiğine %100 emin olduktan sonra ocağı kapatıyoruz. Böreğin üstüne biraz su serpip, tencere kapağını kapatıp denlenmeye bırakıyoruz. 10 dakika sonra yemeye hazır oluyor.
  • Afiyet olsun :)

Eker – Sütlü Tatlılar

Daha önce, Fikri Mühim – Eker “Tatlı Yiyelim Tatlı Tatlı Anlatalım” mühim kampanya vesilesiyle bana ulaşan mühim paketten bahsetmiştim. Pakette yer alan kuponları bir güzel değerlendirip bol bol sütlü tatlı yeme şerefine nail oldum :) Üstelik Migros da güzel bir indirim vardı tatlılarda, daha da bir keyiflendim.

Gelelim ürünler ile ilgili nacizane benim ve bu tatlı operasyonunda bana eşlik eden suç ortaklarımın yorumlarına.

Eker sütlü tatlı ürünleri arasından  bir tek Krem Karamel’i deneyemedim. Genel anlamda güzel bir MühimKampanya oldu benim için. Keyifle katıldım. Eker ve Fikri Mühim‘e teşekkürler.

Sakızlı Muhallebi

Yoğun bir sakız aroması var. Bir kaşık, bir kaşık derken tatlı bitmiş oluyor. Tatlı sevmeyen kişileri bile cezbetti. Türk kahvesinin yanına çok yakışıyor. Oy birliği ile en favori sütlü tatlı seçildi.

Supangle

Ben supangleye, “supangle” demem içinde bir parça kek olmayınca. Kek olmayınca, biraz koyu kıvamlı ve az kakaolu Krem Şokola gibi oluyor. Tadı ve kıvamı güzel. Pastanelerde satılanlara göre daha hafif bir tadı var.

Sütlaç

Sakızlı muhallebi ile birlikte en favori Eker tatlımız. Daha ilk lokmada, eşimle birlikte büyükannelerimizin yaptığı sütlaçları hatırladık. Onların yaptığı gibi bol şekerliydi. Kıvamı ve tadı bize güzel bir nostalji yaşattı.

Keşkül

Daha önce tadına bakıp, benim beğenmediğim bir tatlıydı. Ancak bu sefer Eker ile birlikte fikrim değişti. Yoğun bir badem tadı, harika bir kıvam. Yedikten sonra, keşke biraz daha olsa diyeceğiniz bir tadı var. Favorilerime eklendi.

Höşmerim

Tadını merak ettiğim bir tatlıydi. Bu yazı yazarken, bir yandan da tadına baktım. Tadı güzel, ama pek bana göre bir tatlı sayılmaz. İrmik hoş bir tat verse de, içindeki peynirin gırç gırç sesi beni biraz gardi :)

Krem Şokola

Şu dünyada en çok şükrettiğim nimetlerin başında kakao gelir. Allah bulandan, yetiştirenden razı olsun. Eker Krem Şokola’nın yoğun kakao ve süt tadı, diyette olan herkesi yoldan çıkarabilir ona göre.

Fikri Mühim‘e henüz üye olmadıysanız, işte size güzel bir fırsat. Üye olurken, ikinci aşamada yer alan “Fikri Mühim’i nereden duydunuz?” sorusuna, son şıktaki “Eker Kampanyası” seçeneğini işaretleyenler, 9 Mart 2009′da başlayacak olan ikinci kampanyaya otomatik olarak katılacak. Tavsiye eden FikriMühim kısmına “seviye” yazmayı unutmayın :)

Carte d’Or’dan Sevgililer Günü için Burçlara Özel Tarifler

Erkeğin kalbinine giden yol, midesinden geçer derler. Vallahi benim kalbime giden yol da oradan geçiyor. Aldığım hediyeler arasında en bayıldığım kesinlikle çikolata ve dondurma. Özellikle dondurma her ne kadar yaz tatlısı diye düşünülse de bence her mevsim tüketilmeli.

Tarif ararken Carte d’Or’un Sevgililer günü için hazırladığı tariflere denk geldim. Hem de burçlara göre. (Burç konusuna da dayanamam, vallahi). Sevgililer gününe karşı antipatim olsa da, dondurma aşkım bu tarifleri not almama engel olamadı. Geçelim tariflerimize. :)

Okumaya devam et

Tuzlu Kurabiye

Bu kurabiye Kadir amcamızın favorisi. “Aman, bu tarifi kaybetme. Çok lezzetli!” diye her yediğinde söyler. Vereceğim tariften 2 tepsi kurabiye çıkıyor. Tek lokmalık kurabiyeleri sevdiğimiz için, ben bunları misketten biraz büyükçe yapıyorum. Tarifi internet bulmuştum, ancak şu anda kaynağını bulamadım. Bu tarif size aitse seve seve link veririm, beni uyardığınız takdirde.

Malzemeler:

  • 1 paket yumuşamış margarin (Çıkarın buzdolabından, bırakın kendi haline, yumuşar.)
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • yarım su bardağı su
  • 2 yemek kaşığı şeker (Eveeet, tuzlu kurabiyenin içinde şeker de var.)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı pul biber (Bu da benim icadım. Kurabiyeye hem renk, hem de değişik bir tat veriyor.)
  • 1 yumurta
  • 5 buçuk su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • Üzeri için çörek otu, susam

Yapılışı:

  • Yumurtanın akını ve sarısını ayırın.
  • Un, tuz, kabartma tozu, şeker ve pul biberi bir güzel karışıtırın.
  • Margarini ilave edin. Mıncıklaya mıncıklaya güzelce yoğurun.
  • Sıvıyağı, suyu ve yumurta akını ilave edip, yoğurmaya devam edin.
  • Yoğurduktan sonra, hamuru buzdolabına koyun. 25-30 dakika orada duracak. Böylece daha kolay şekillenir.
  • Hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar koparıp, ister şekilli şekilli kesip yağlanmış tepsiye dizin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürüp susam veya çörek otu serpebilirsiniz.
  • Önceden ısıtılmış 180°C fırında 25-30 dakika pişirin.

Bir Kurabiye Macerası

Kedimiz Yuva

Çaya gelecek misafirlerimiz için Yemek Şenliği sitesinden Hülya Abla’nın kurabiye tarifini yapmaya karar vermiştim. Evi toparlayıp, kurabiye için gereken malzemeleri yoğurma kabına koymuştum ki MSN’den ileti uyarısı geldi. Koşa koşa bilgisayar başına gittim. Tam cevap yazarken, mutfaktan acaip bir gürültü geldi. “Yuvaaaaaaaaaaaaa” diye herzamanki çığlığımdan bastım. Canavar kedimiz Yuva, mutfak tezgahına çıkıp bir şeyler kurcalamayı çok seviyor. Ben de çığlık atarak onu uyarıyorum.

Mutfağa gittiğimde, kaptaki kurabiye malzemelerinin yarısı yerdeydi, yarısı kabın içerisinde. Okumaya devam et