DÖD de ne ola?

Aslında DÖD diye bir kategori yapmam lazım. Muhtemelen oraya eklenecek her yazı bende derin pişmanlık ve depresif davranışlara sebep olacaktır. 

Peki, Nedir DÖD?

Efendim DÖD;

  • vakti zamanında aklınıza gelen,
  • belli bir zaman dilimi boyunca sizi heyecanlandıran,
  • içinizde “uvvv, ne şahane fikir! çok zengin olcam, yihuu”  naraları attıran,
  • amma ve lâkin hayat şartları olsun,
  • içinizde sessizce kaynayan atalet olsun,
  • ya da başka bir abidik gubidik sebep olsun,
  • gerçekleştiremediğiniz fikir ve planların takribi 6-10 ay sonrasında X bir kişinin ya da Y bir şirketinin hayata geçirip,
  •  bol para kırdıktan veya kırmaya devam ederken,
  •  kendi kendinize söylediğiniz ,
  •  “Daha Önce Düşünmüştüm!” cümlesidir.

Tüm bu durumlara kısaca DÖD denir. “DÖD olmak” şeklinde deyim üretenler varmış ama ben bu deyimi oluşturabileceği kişilik zararlarından ötürü pek tavsiye etmiyorum.

Örnek: Facebook;
Nerdeyse her Türk gencinin ortak DÖD’ü Facebook’tur. Hepsi taaa lise zamanlarında bunu düşünmüş, hatta planlarının bir kısmını çıkarmıştır. Ancak kutsal Türk müfredatı bu fikirlerini hayata geçirmek için gereken süreyi onlara tanımamıştır. Hem onların Mark Zuckerberg’ten bir eksikleri de yoktur aslında.
DÖD’ün Bünyeye Zararları:
  • Saç miktarında azalma,
  • Sinir kat sayısınında katlanma,
  • Cilt kırışıkları,
  • Ciddi depresyon,
  • Ruhi engizisyon,
  • Fikri kıtlık
Kıssadan Hisse
Hayat kısa!
Uzunundan Hisse
Oturduğunuz yerden fikir üretmek bir halta yaramıyor. Götünüzü (çok afedersiniz!) kaldırıp, fikirlerinizi hayata sokun. Hemen!
sevie: benim son günlerdeki DÖD’üm ayak ısıtıcıları. kesin benden daha çok üşüyen biri bulmuştur. para verecek değilim, şurdan kampanyadan çıksın diye bekliyorum! 

DÖD de ne ola?” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir