Düşlerimi Astım BeyazPano’ma

Sevgili GökTaşı, feza maceralarını anlattığı blogunda hayallerini salmış çayıra. Benim de düşlerim var, ben de onları asayım panoma dedim :)

Ortak Hayal, Ev :)

Metal görünümlü şatolar ile pek aram olmadığıh için buradaki nacizane şatoyu beğenmiştim. Karlı dağ manzarası, bir yanda yeşil çimenler. Kış çocuğu olup, 13 yıl boyunca dağ manzarasına uyanmış biri olarak sanırım çocukluğuma olan özlemimi yad edecek şatonun ardındaki dağlar.

Şatomun arkasında sizin göremediğiniz bir nehir var. Hemen fotoğraf ekleyelim.


Evimiz , yani şatomuz bulunduğu konum itbariyle 4 mevsimin de ezgilerini taşıyor. Yazın, nehir üzerinde sandalla gezinti yapılabiliyor. Kırık bir gondolumuz da var, eşim boş zamanlarında onu tamir etmekle uğraşıyor :) Kışın ise, nehir donduktan sonra paten yapıyoruz çocuklarla. Gerçi ben sürekli, hop hop kıçüstü yere düşüyorum :p

Bu arada nehirde zaman geçirmeyi seven kuğularımız, kazlarımız ve ördeklerimiz de var.

Fotoğrafta şatonun sağında görünen ağaçların hepsi meyve ağaçları :) Kiraz, elma, armut, dut, vişne, şeftali, kayısı, ayva, muşmula gibi çeşit çeşit meyveler var. Ağaç tepelerinde meyve peşinde, o dalda bu dala atlayan çocuklardan arda meyveler ile reçel, marmelat yapıyoruz :)

Reçellerin yanısıra, çikolata ve pasta da eksik olmuyor. Evin ilerisinde ufak bir dükkanımız var :) Nerdeydi, bakayim fotoğrafı :)

Yaşlandıkça Juliette Binoche’a benzemeye başladım :)

Çocuklardan arda kalan zamanlarda (7 veya 13 çocuk var bu arada, rakamı henüz kesinleştirmedim.) Hamak veya salıncakta sallanıyoruz, dağ tırmanıp nehrin vahşi kısımlarında rafting yapıyoruz (bu kısım maceraperver eşimin isteği). Kimi zaman, sonucu belli tavla oyunları oynuyoruz eşimle.

Kimi zaman, gecenin sessiz gürültüsünde yazılar yazıyorum, kimi zaman güneşin doğuşunu tuvalimin karşısında resim yaparak karşılıyorum…

Ya sizin, yok mu düşleriniz?

Düşlerimi Astım BeyazPano’ma” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir