Günce 25032009

  • Evet, evet biliyorum… Son zamanlarda biraz ihmal ettim seni. Acele kısa yazılar yazıp, kaçtım hemen. Bahanelerim vardı benim ama, bilirsin bahane günü çocuğuyum ben.
  • Efendim, özetle nerelerdeydim. Rapor vereyim hemencecik. Gerçi kimse eposta atıp da, “Neredesin yahuuuu?” diyerek beni merak etmemiş. Bir dahakine özleyin beni anacığım, olmuyor böyle.
  • Canımın içi, ömrüm, biricik eşim iş seyahatinde idi.  İki gün ayrı kalınca, mide ağrıları içinde kıvranan ben’in halini tahmin edersin. Yersiz, yurtsuz gibi evinden, çocuklarından uzak kaldım ben. Gerçi ne babaevinde, ne de kayınpeder evinde elim soğuk sudan sıcak suya sokulmadı :) Kedi gibi oldum, vallahi. (Bunu yazarken de bizim Kartal, burnuma öpücük kondurdu.). Düzenli olarak nete giremedim. Gerçi internet kafeden girme çalışmalarım oldu ancak bilgisayarlarda IE yüklü olduğu için, benim gibi en az 10 tab ile nette gezen biri için bu işkence gibi oldu.
  • Yine manyak ötesi, süper bir salaklık yaptım. Anlatayım balladıra ballandıra. Havanın güzel olduğunu varsayarak, birazda temkinsiz davranak kendimi hasta ettim. Pazar akşamı ilk belirtiler yoğun ve sert öksürük olarak görünmeye başladı. Ama ne öksürük, öyle böyle değil. Sanki ciğerlerimde bir lokomotif hareket ediyor gibi. Pazartesi sabahı yaptığım ilk iş doktora gitmek oldu. Ben iri bademciklerim olduğunu ısrarla söylememe rağmen, doktor bronşit olduğun konusunda ısrarlıydı. Cesur bir sazan olarak, doktorun “İğne yazsam, yaptırır mısın?” sorusuna, “Yaptırım, yaptırırım” dedim. İğne ile ilgili bir sorunum yok, öyle olaylarda koşa koşa en önde giderim. Gönül rahatlığı ile kan bağışı bile yaparım. 6 gün boyunca, sabah akşam yapılacak olan iğnenin yapılma organizasyonu beni sterese soktu.
  • İlk iğneyi sağlık ocağında yaptırmak için beklerken, yaşlı bir teyze bana talip oldu. Israrla yüzüklerimi gözüne sokmaya çabalarım sonuç vermedi ve az daha beni kayınvalidemden isteyecekti :) Yurdum teyzeleri her yerde iş başındalar.
  • Perşembe günü ben kardeşimi doktora götürdüm. O da “iri bademcik” konusunda ısrarlıydı ama doktor onu pek kaale almadı. Onun sorunu biraz daha ciddiydi. Zira onun iğneler penisilin içeriyor :) Abla kardeş bir güzel gidip, iğnelerimizi yaptırdık. Allah daha ciddi sorunlarla boğuşturmasın.
  • Cuma günü öğleden sonra anacağımın evinde, keyif çatıyorken “eşim, hadi gel” dedi. İki saat sonraki uçağa yerim ayırtıldı da, bizim canavarlara mama bırakmak lazımdı. Hem üstümü değiştirmem lazımdı. Lazım olmasına lazımdı da zaman azdı. Atlayıp taksiye bir güzel trafiğe takıldım mı? Eve gelemeden yarı yoldan havaalanına gittim. Bizim canavarları Ceyhun’a emanet ettik.
  • Şöyle bir durum daha vardı. Benim yükseklik korkum var ve daha önce hiç uçağa binmemiştim. Kapalı bir yerde isem sorun yok ama bazen üst geçitlerde bile dizlerimi titremeye başlıyor. Havaalanına vardım. Acemiliğimi çaktırmadan kapıya ulaştım. Bir yandan da “Ahh, diyorum insanoğlu kuş misali”, bir yandan da yakından gördüğüm uçakların büyüklüğüne şaşırıyorum. Bizim köyde uçak vardı da, ben mi binmedim kardeşim. Yanımda, konuşmalarından ilk kez uçağa bineceğini anladığım küçük bir kız vardı, hemen yanaştım. Onun sorularına annesinin verdiği cevapları dinledim.
  • Ve uçağa alındık. Lanet olsun, yerim tam orta. Ben cam kenarı istiyordum. Diye kendi kendime söyleniyorum. Bir yandan da, “Allah’ım sana geliyorum” diyorum, bir yandan şu namazdan sonra abdesti bozmasa mıydım diye düşünüyorum.
  • Uçak hareket etmeye başladı. Git git bitmiyor, “karayolundan mı gideceğiz yaaa” diye düşünürken. Hoooooop, havalanmaya başladı. Ne mükemmel bir hismiş.
  • Ne korku, ne başka bir şey. İnanılmaz güzel bir hismiş. Laylaylom vardım İzmir’e.
  • Güzel bir fasıl ve harika bir akşam yemeği sonrası Kordon turu yaptık. Benim iğneler, İzmir’de bile yaptırıldı. Kumru’lar yendi bir güzel. Bol bol İstanbul özlendi. Koşa koşa döndük ertesi gün. Uça uça da diyebiliriz.
  • Artık benim de karakalem bir portrem var :) Eşim süpriz hazırlamış bana. Fonda Kız Kulesi ve Galata Kulesi var. Çok güzel olmuş. Teşekkür ederim canım.
  • İzmir dönüşümüz, baya rötarlı oldu. Baya da sarsıla sarsıla geldik, ama benim keyfime diyecek yok. Cam kenarından oturuyordum. Gri bulutların arasından İstanbul’u görünce anladım… Söylemezsem çatlarım, ben İstanbul üstüne güzel tanımam. Kim ne derse desin. Gözlerim İzmir’de, İstanbul’dan bir parça aradı hep.
  • Pazartesi’yi temizlik operasyonu ile geçirdim.
  • Bu arada BeyazPano’da yazmadığım iki yerden hediye kazandım :) Valla, böyle bir çirkeflik yapmış olmayı istemezdim. Vallaha, yazmaya fırsatım olmadı. Miller’dan ajan paketi geldi 2 tane. İçinde tshirt, sprey boya ve bileklik var. Sogukalginlinda.com sitesinden de kalem ve anahtarlık geldi.
  • Çok çalışmam lazııım, çook.

Günce 25032009” üzerine bir düşünce

  1. mL

    Ben Seviye ablayı aradığımda uçaktan yeni inmişti,yükseklik korkusunu bildiğimden şaşırdım biraz:) Çok güzel zamanlar geçirmişsiniz,arada gidersin artık İzmir’e :) Hasta olmana da üzüldüm umarım iyileşmişsindir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir