Kan Bağışında Bulundum

Kan bağışı oldukça hassas olduğum bir konu. İnsanoğlunun aslında birbine ne kadar muhtaç olduğunu gösteriyor. Ne kadar gelişirse gelişsin teknoloji hala insan olarak, gerektiği bir durumda başka bir insana muhtaç olabiliyoruz. Ne yazık ki bu muhtaç olma durumu, yeterli bağışta bulunan kişi olmadığı için çaresizliğe dönüşebiliyor bazen.

2007’de bir akşam, eşimin babası ile konuşurken ne kadar çok kan bağışında bulunmak istediğimi söyledim. “Hadi gidelim!” demesiyle kendimizi Kızılay Çapa Kan Merkezi’de bulduk. Doktorlar ve hemşireler oldukça pozitiftiler. Heyecanımızı yenmemiz için ve olası rahatsızlanma durumunu önceden farketmek için sürekli gelip geçerken gülümseyerek “İyi misiniz?” diye soruyorlardı. Güle oynaya bağışta bulunduk.

Hiç unutmuyorum, kimsesiz  bir genç için orada 0 RH pozitif trombosit bekleyen bir adam vardı. Kimse bulunamadığı için, hemşire ve ambulans sürücüsü trombosit bağışında bulundu. O anki hislerimi tarif edemem. Adamın gözlerindeki çarezlik, o kadar büyüktü ki. (Trombosit konusunu ayrıca yazacağım.)

Dün FriendFeed’e 0 RH pozitif trombosit arandığı duyurusu düştü. Kan grubu uyan eşim ve kayınpederim ile Çapa’ya doğru yola çıktık. Damarları uymadığı için babam ve eşim trombosit veremediler. Gitmişken ben de uzun zamandır ihmal ettiğim kan bağışını gerçekleştirmiş oldum.

İğne, doktor görünce önden sıraya geçen bir mizacım var :) Kan görünce de rahatsız olmuyorum aksine hoşuma gidiyor işlemler yapılırken izlemek. Dedim ya bir de bu işten aldığım büyük bir manevi haz var. Ayrıca 0 RH negatif gibi nadir bulunan bir kan grubuna sahibim. Şakayla karışık, “Bankaya yatırım yapıyorum :)” diye söylüyorum her seferinde.

Dışarıda kan bekleyen kişiler vardı yine. Üstelik ülkemizde oldukça çok bulunan 0 RH pozitif grubu. Yoldan 10 adam çevirseniz, 7si 0 RH pozitif çıkacak. Yok yok yine yok. Saatlerce oradaki insanlar bekliyorlar.

3 kişi, 3 ünite kan bekliyorlardı kapıda. Eşim “Hazır beklerken, kan bağışında bulunsaydınız siz de” diye teklifte bulundu. Adam, “yok yapamam ben, korkuyorum” dedi. Sağlığının el vermemesini anlarım ama bunu anlayamam. Kimse kusura bakmasın. Kardeşim sen vermezsen, ben vermezsem ne olacak? Ağaçta yetişmiyor ya bu?

Dilerim olumsuz bir durum yaşamazsınız. Hiç kan/trombosit aramak zorunda kalmazsınız. Bağışta bulunmasanız bile Kızılay merkezlerine bir uğrayıp, oradaki insanların gözlerine bir bakın…

Kan bağışı konusunda merak ettiğiniz soruların cevaplarını Kızılay’ın KanVer sitesinde bulabilirsiniz. Tecrübeli bir bağışçı olan ben de, yorumlarınıza ve sorularınıza seve seve cevap veririm :) Haydi, gönüllü kan bağışçısı olmaya!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir